Hakkımda

9 Ocak 2011 Pazar

Utangaçlık..



    ‘Yeni kuşaklar, fikir ve düşüncelerini eskiye göre daha rahat, daha kendinden emin ve utanma duygusu yaşamaksızın ifade edebiliyorlar. Özellikle Internet'in yaygın kullanımıyla birlikte insanların "utanma" duygusu fazlasıyla azalmış durumda.’ Nedeni de insanın bulunduğu psikolojiyle alakalı.






   Genellikle, önceden insanlarla çok rahat iletişim kuramayan, iletişim kurmaktan çekinen insanlar, internet üzerinden iyi iletişim kurabilirler. Sebep şu; bir şey söylediğinde veya dinlediğinde, bir çift göz ona bakmaz, bir çift kulak onu dinlemez, birilerinin gözü üstünde olmaz. İletişim kurarken utanma duygusu yaşayan, çekingen olan insanlar, konuşma yaparken ya da dinleyici konumundayken kendilerini baskı altında hissederler. Bu durum vücut dilinden korkmaktır. Sanal ortamda bu sorunu aşmış olmanın sebebi ise; Karşındakinin ne tepki verdiğini, nasıl tepki vereceğini, seni nasıl ve ne şekilde dinlediğini vs görmezsin. Sadece bir ekrana bakarsın ve belki de karşında bulunan hiç tanımadığın insanla muhabbet edersin. Bazen ise: yazdığın cümleleri çok umursamazsın çünkü o karşı karşıya olunan psikoloji yoktur. Birde karşıdaki insan tanımıyorsa seni daha önce hiç görmemişse olabildiğince rahat olursun dilediğin her şey söylersin çünkü her iki tarafta sanaldır.
İnsan sanal ortamda yazdığı şeyleri düşünmeden yazdığı için daha açık olabilir.


    Yüz yüze konuşurken belki karşındaki insanın tepkisine göre söyleyeceğin cümleyi değiştirebilirsin ama sanalda daha ne tepki verdiğini görmeden cümlelerini rahatlıkla bitirebilirsin.

  
 
Utangaçlığın Psikolojide nelerle ilişkili olduğunu sorguladım ve şu bilgiyi buldum:

“Sosyal Kaygı: utangaçlık iç içe yaşanan yoğun ve rahatsız edici bir duygudur. Çevredeki insanların gözünde utanılacak durum, aptal duruma düşme, onlar tarafından reddedilme yada yetersiz görülme korkusudur. Utangaçlık sorunu olan kişi birileriyle birlikteyken bu kaygıyı nasıl gidereceğine değil, “ne kadar çok kaygılı” olduğuna konsantre olur. Böylelikle kaygısı daha da artar ve bir kısır döngüye girmiş olur. Bakalım aynı zamanda zihninden geçen otomatik düşünceler nelerdir:

• Kendimi aptal durumuna düşüreceğim,

• Söyleyecek hiçbir şey bulamayacağım, donup kalacağım,

• Eğer ağzımı açarsam sesim bir tuhaf çıkacak,

• Kalbim fena halde çarpıyor, ya kalp krizi geçirirsem,

• Çok tuhaf görünüyor olmalıyım,

• Bir kaçabilsem,

• Kendimi kontrol edemeyeceğim,

• Kızaracağım, titreyeceğim.”

 Sizin de fark etmiş olabileceğiniz gibi sanal ortamda bunların çoğunu düşünmek pek mümkün değildir.

Utangaçlık aşılabilecek durumdur aslında. Utangaç insanlar çoğu zaman kendileriyle konuşabilirler.

• İyi bir izlenim bıraktım mı?

• Benden hoşlandılar mı? Neden öylece yüzüme bakıyor? Kötü görünüyorum sanırım.

• Aptalca bir şey söyler miyim, acaba?

• Çok saçma bir şey söyledim sanırım.

• Ya söyleyecek bir şey bulamazsam?
 
Bu durumu aşabilmek için öncelikle kendini telkin etmelidir insan ve bunların tamamen kendi düşüncesi olduğunu kabullenmelidir. Böylece bakış açısı değişebilir, içinde bulunduğu durumu aşabilir.




                   



http://www.donusumkonagi.net/makale.asp?id=5017&baslik=utangaclik_ve_insanoglu&i=utanma_duygusu

http://www.donusumkonagi.net/makale.asp?id=5024&baslik=utangaclik_hastaligi_&i=utanma_duygusu


http://kutlu-forum.bedavaforum.biz/t3011-facebook-ve-twitter-utanmay-unutturdu

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder