Hakkımda

23 Aralık 2010 Perşembe

İşlevini yitirmiş, terk edilmiş yapılar..

     Her yapı kendi yapıldığı dönemi gözler önüne serer. Bizler yapılarımıza sahip çıktığımız, özünden koparmadan özenle koruduğumuz sürece yaşatabilir ve daha ileriki nesillere tarihi aktarabiliriz. Bırakalım modern mimari eserleri mimarlar yapsınlar. Varolanı modernleştirmek, günümüze uyarlamak onu yeniden yaratmak değildir, amaç özünden kopmaması, yapıldığı gibi korunmasıdır.
Birde terkedilmiş yapılar var. İnsanlar onlar için emek vermiş, uğraşmış. Bu zamana kadar ayakta duruyorsa gerçekten değerli bir yapıdır. Duyarlı olmak, işlevini geri kazandırmak bizim elimizde. Hastalıklı birini ölüme terketmekten farklı değil bu durum...

     Ve insanların terk edilmiş yapılara karşı tepkilerini araştırdım, bir kaç tanesini paylaşmak istiyorum:
"Tarihe olan saygısızlık nedeniyle İstanbul Balat'taki yapılar çöktü çökecek. Azınlık binalarının bakımlı hali dikkat çekerken Osmanlı eserleri insanların başına yıkılacak.

Balat'taki tarihi surlar ilgisizlik nedeniyle neredeyse üflesen yıkılacak izlenimi veriyor. Marmara depremi sebebiyle dahada hasar gören tarihi yapılar artık yoldan geçen yaya ve araç trafiğini tehdit eder halde.

     Bir zamanlar Yahudiler, Ermeniler ve Müslümanların aynı atmosferi paylaştığı Balat'taki tarihi coğrafyada ki yapılarda yıkılma tehlikesinin yanı sıra tinerci ve ayyaş tehlikeside cabası..Çevre sakinleri ise göz göre göre bir tarihin yok olmasına sitem ediyor. Geceleri tinercilerin mekanı haline gelen tarihi yapılar, restore edilmediği takdirde önünden geçen yolu kullanan araç ve yayalar için olası bir kazaya davetiye çıkarıyor."

     Yine bir yerde bu konuyla ilgili bir haber yazılmış:
"Isparta Belediyesi, çevre kirliliğini önlemek için tehlike arz eden yapıları ortadan kaldırmak için başlattığı yıkım çalışmalarını sürdürüyor.
Gazi Kemal Mahallesi 1308 sokakta bulunan metruk bina, mahalle sakinlerinin şikayeti ve mülk sahibinin müsaadesi ile yıkıldı. Görüntü kirliliği ortadan kalkarken, mahalle sakinleri de tinerci ve madde bağımlılarından kurtulmuş oldu.
Isparta Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın, mahalle sakinlerinin isteği doğrultusunda tehlike arz eden metruk binanın yıkıldığnı kaydettti. Günaydın, "Yaptığımız tahkikat sonrası mülk sahibinin de rızasını alarak binanın yıkımına karar verdik. Böylece madde bağımlıların mekanı haline gelen bir bina daha yok oldu. Ayrıca görüntü kirliliği oluşturan bir görünüm daha bertaraf edildi." dedi.
Mahalle sakinleri de şehir merkezinde zamanla harabe haline gelen binaların madde ve tiner bağımlıların mekanı haline geldiğini belirtti."


http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=11661

http://www.kha.com.tr/Kultur-Sanat/3786-Tarihi-binalar-restore-edilsin---Asik-Senlik-haberleri-.html


                       


     Birde yalnız bırakılıp, yok olmasına göz yumulmuş en önemli eser Efes'teki Artemis Tapınağıdır. Artemis Tapınağı, aynı zamanda Diana Tapınağı olarak da bilinir. Tanrıça Artemis' e ithaf edilmiş tapınak Efes' te M.Ö. 550 yıllarında tamamlanmıştır. Tapınak tamamen mermerden inşa edilmiştir. Dünyanın yedi harikasından biri sayılan tapınaktan geriye bugün sadece bir iki mermer parçası kalmıştır...


http://www.google.com.tr/images?q=artemis+tap%C4%B1na%C4%9F%C4%B1&hl=tr&client=firefox-a&hs=ei1&rls=org.mozilla:tr:official&prmd=ivns&um=1&ie=UTF-8&source=univ&ei=ztUoTd-QN4Gi8QPAnJjKAg&sa=X&oi=image_result_group&ct=title&resnum=1&ved=0CCMQsAQwAA&biw=1280&bih=614